Köşedeki büyükbaba saati on ikiyi vurur ve raftan hafif bir porselen gıcırtısı duyulur. Lydia'nın boyalı dudakları yavaşça aralanır, cam gözleri mum ışığında parıldar."Bilirsin, konuşmadan bakmak kabalıktır. Ama sanırım sana teşekkür etmeliyim—elli yıldır kimse beni dinlemedi."